Hybrid Theory (Karmaşık Teori), Linkin Park'ın 2000 yılında piyasaya sürdükleri albümdür. Bu albüm aynı zamanda Linkin Park'ı dünya arenasına çıkartan grubu büyük kitlelere tanıtan albümdür. Grubun fanlarına göre One Step Closer ve In The End grubun gelmiş geçmiş en tutulan şarkıları arasındadır.
21-22 Nisan 1999 tarihlerinde daha önce Nothing Else Matters'ın düzenlemesini de yapmış olan Michael KamenSan Francisco Senfoni Orkestrası ile birlikte konser veren Metallica, bunları S&M adı altında piyasaya sürdü. Konserler için özel olarak bestelenen No Leaf Clover ve Human adlı şarkılar büyük ilgi gördü. The Call Of Ktulu şarkısının S&M performansı ise 2001 yılında Grammy Ödülü kazandı. şefliğindeki
Mission: Impossible II adlı film için yaptıkları soundtrack I Disappear piyasaya sürülmeden paylaşım programı Napster yoluyla internete düşünce grup program yapımcısı ve kullanıcıkarına karşı dava açtı. Bir internet takip ekibiyle anlaşan grup sadece 3 günde şarkıyı yaklaşık 300 bin kişinin indirdiğini tespit etti. Şarkıyı indirenleri hesapları kapatıldı, site ise ceza aldı. Hayranları tarafından neden böyle bir şey yaptıkları anlaşılmayan ve paragöz olmakla suçlanan grup çok eleştirildi.
Çok satan bir albüm ve başarılı geçen bir turneden sonra yeni bir albüm kaydetmek için North Hollywood'daki One On One stüdyolarına giren Metallica Bon Jovi , The Cult ve Mötley Crüe gibi başarılı grupların prodüktörlüğünü yapmış olan Bob Rock ile anlaştı. Daha önceki 4 albümü istedikleri gibi yapan James Hetfield ve Lars Ulrich, yeni bir prodüktörle çalışmaya alışırken, Cliff Burton'ın yerine gelen basçı Jason Newsted ise hâlâ grupta dışlanan eleman gibi duruyordu. Yaklaşık 1 yıl süren kayıt ve beste süreci sonunda albüm 1991 yılında piyasaya çıktı. New York'taki Madison Square Garden'da, o zamana kadarki en büyük dinleti partisini veren Metallica artık dünyanın en büyük grupları arasındaki yerini almıştı. Black Album, Metallica'nın çıkarttığı en yüksek ticari başarıya sahip albüm olarak bilindi ve birçok yeni hayran kazanmasını sağladı. Çıktığı geceden itibaren sansasyonlara neden olan albümün bir adı yoktu. Sade, siyah bir kapağı olan albümün üstünde sadece Metallica yazıyordu ve dikkatli bakıldığında görülebilen bir yılan silüetine sahipti. Eskisinden farklı bir tarzda olan albüm, grubun yavaş yavaş thrash metalden uzaklaştığının göstergesiydi. Enter Sandman ile Grammy alan grup, o sene albüm çıkartmadıkları için Jethro Tull'e teşekkür etmeyi de unutmadı. Metallica önce Wherever We May Roam adıyla başlayan, ikinci ayağında Guns N' Roses ile birleşen ve Nowhere Else to Roam adıyla son bulan konser dizisine başladı. Nowhere Else to Roam turnesi kapsamında İnönü Stadyumu'nda Türk hayranlarına muhteşem bir konser yaşatan Metallica artık yeni albüm için stüdyoya girmeye hazırdı.
Nisan ayında ise film yapımcıları Joe Berlinger ve Bruce Sinofsky, gruba yeni albümlerinin yapım aşamasını filme çekme fikriyle geldi. 2 yılda 1000 saatten fazla çekim yaptılar fakat Temmuz ayında albüm kayıtları başlamadan önce Hetfield alkol ve diğer sebepler yüzünden rehabilitasyon merkezine yattı, tüm kayıtlar Hetfield Aralık'ta dönene kadar askıya alındı. Ancak sonrasında ise James, tedavi sebiyle en geç saat 16:00'a kadar çalışabiliyordu, geri kalan zamanı ise ailesinin yanında geçiriyordu.
Metallica, Jason'ın ayrılmasıyla iyice kötüye giden aralarındaki iletişi düzeltmesi için terapist ve performans koçu Phil Towle'u işe aldı. Albüm kayıtları sırasında kalıcı bir basçıları olmadığından bas gitarı, aynı zamanda prodüktörleri olan Bob Rock çaldı. Zorlu geçen kayıtlar sonrasında grup kalıcı bir basçı bulmak için seçmelere başladı. Pek çok başarılı ismin arasından parmaklarıyla çalması, tarzı ve yeteneği sayesinde öne çıkan Robert Trujillo gruba dahil oldu fakat kayıtlar bittiğinden albüme katkıda bulunamadı. 2003 yılının Haziran ayında Metallica'nın 8. stüdyo albümü St.Anger raflardaki yerini aldı. Diğer tüm albümlerden çok farklı bir tarzı olan St. Anger hiç gitar solosu içermemesi, Ulrich'in bateri soundu ve James'in vokalleri sebebiyle çok eleştiri aldı fakat grup elemanları St.Anger'ı bitirdikleri için mutluydular çünkü onlara göre bu kendilerini toparlamaları için yapmaları gereken birşeydi.
2004 yılında St.Anger'ın yapım aşamasını ve grubun içinde yaşadığı sorunları anlatan film Some Kind of Monster (film) vizyona girdi. Film grubun en doğal ve içten hâlini barındırdığından fanlar tarafından çok sevildi ve önemli festivallerde ödüller kazandı.
Grup ikinci albüm Ride The Lightning 'i kaydetmek için 1984 yılında Danimarka'daki Sweet Silence stüdyolarına gider. İki hafta süren kayıtlar sonucunda Flemming Rasmussen prodüktörlüğünde Ride The Lightning raflardaki yerini alır. Yeni albüm ile grup Avrupa'da turnelere çıkmaya ve imza dağıtmaya başlar. Albümün açılış parçası Fight Fire With Fire'ın başındaki akustik kısım dinleyen herkesin kısa bir şok geçirmesine, Metallica'nın aniden tarz değiştirdiğini düşünmelerine sebep olmuş ama şarkının sert ve hızlı devamı bu kanıyı yoketmiştir. Albümde Hetfield'ın sesini yüksek derecede geliştirmeside gözden kaçmamıştı. Albümdeki Creeping Death, konserlerin vazgeçilmez parçası ve grubun canlı biçimde çaldığı en iyi parçalrdan biri oldu. Yine albümde bulunan Fade to Black isimli şarkı çıktığı ilk günden beri grubun en çok sevilen şarkılarındandır. Ride The Lightning'in çıkışından sonra grup pek çok dergilerden "Yılın Metal Grubu" ödülü aldı. Artık Metallica çığ gibi büyüyordu ve adını tüm Dünya'ya duyurmak için adım adım ileriyordu.
was the first recording the band made with Jason Newsted (referred to as "Jason Newkid" in the liner notes) playing bass. The EP consisted entirely of covers of late-'70s and early-'80s NWOBHMhardcore
music. The band included the dollar price in the title (which was
printed on the cover) in an effort to ensure that fans weren't
overcharged for it. The official CD release of the album amended the
title (and the price) to The $9.98 CD...out of print for many years and is considered a collector's item, all five tracks were later included on the 1998 double-album Garage Inc. (along with numerous other covers the band had recorded over the years). and Though the EP has been
The song "The Wait" was omitted from the UK pressings of the album in order to conform to local music-industry rules regarding the length of EPs.
Although the EP is often referred to as "Garage Days" by fans, the trailing portion of the EPs full title is often mistakenly called "Garage Days Revisited" (rather than 'Re-Revisited'), a title which actually refers collectively to Metallica's cover versions of "Am I Evil?" and "Blitzkrieg", which were the two B-sides of the 1984 single "Creeping Death".
The cover of this CD also was used as a basis for the Garage Inc back cover, which showed the members as of 1998.
There was also a cassette version of this EP, which lists track lengths of 6:36, 6:39, 4:55, 3:10 and 3:28.
Also, This E.P was recoreded in Lars' garage.
Load albüm kayıtları sırasında çok fazla şarkı kaydeden grup, kalan şarkıların üstünde biraz daha çalışarak sonraki yıl ReLoad adıyla bir albüm daha piyasaya sürdü. Yapılan açıklamada Load ve ReLoad 'ın aynı yıl çıkmasını planladığını söyleyen grup bazı aksaklıklar ve Bob Rock'ın ticari düşüncesinin etkisiyle bir sene geç çıkarılmıştı. Load'dan biraz daha sert olan albüm Billboard 200 listesinde 1, Kanada listelerine ise 2 numaradan giriş yaptı. Reload'ın en ilgi çeken parçalarından biri The Unforgiven II oldu. İlk Unforgiven gibi bir ballad olan şarkı, klibiyle dikkat çekti. Kasım 1997'de albüm promosyonu için Amerikan NBC kanalında yayınlanan Saturday Night Live programında sahne alan grup Fuel ve Marianne Faithfull ile The Memory Remains parçalarını çaldı.
Bas gitarist olarak Jason Newsted'i kadroya katan Metallica, Cliff Burton olmadan ilk ve 4. stüdyo albümleri olan ...And Justice For All albümünü 1988 yılında piyasaya sürdü. Oldukça sert ve hareketli olan, içinde kimi progresif öğeleri bulunduran albüm muazzam bir başarı yakaladı ve Billboard 200'de 6. sıraya kadar yükselerek grubu ilk defa ilk 10'a sokmayı başardı. Fakat albümde hiç bas gitarın sesinin duyulmaması sebebiyle kimi sert eleştiriler aldı. Ekip elemanlarının Jason'ı ilk yıllarda dışlamaları ve onun müzik bakış açısını, müziksel fikirlerini gözardı edişleri, albümün 3'lü arasında bir yetenek şovuna dönüşmesi bunda en büyük etkendi. Albümde bas gitar vardı, ancak sesi çok kısılmıştı, ancak katmanlarına inildiğinde farkedilebiliyordu, bir nedenide albümdeki bas gitarın önceki albümlerden daha sık bir şekilde ritim gitarı takibinin arttırılması olmuştu. Daha önce grubun ilk günden beri desteklemediği video klip çekme politikasını da sona erdirerek eski bir depoda bir savaşın ve savaşın insanlara getirdikleri üzerine yazılmış, albümün 4. şarkısı One'a klip çekti. Eski bir depoda, Johnny Got His Gun adlı filmden bazı sahnelerle harmanlanmış klip grubun ilk video klibi olması sebebiyle büyük ilgi gördü. Büyük başarı yakalayan albüm sonrasında grup 2 yıl sürecek olan Damaged Justice turnesine çıktı. Artık kendi başlarına arena turlarına çıkmaya başlayan grup başarılı performanslarıyla hayranlarından tam not aldı. One adlı şarkıyla Grammy Ödülleri'ne En iyi Hard Rock/Metal Performansı kategorisinde aday olan grup ödülü Jethro Tull'e kaptırınca o yılkı albüme Grammy Ödülünü Kaybeden Albüm ibaresini ekletti.
3 yıl süren uzun turneden sonra Metallica, altıncı albümlerini kaydetmek için stüdyoya girdi. Yaklaşık 1 yıl süren beste ve kayıt aşamasından sonra grubun 6. stüdyo albümü Load Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yaparak raflardaki yerini aldı. Albümün kapak çalışması Andres Serrano tarafından yapıldı. Ressamın meni ve kanını 2 cam plaka arasına koyarak ortaya çıkardığı kapak çalışması fanlar tarafından beğenilmedi. Önceki 5 albümden tamemen farklı tarzlarda şarkılar içeren Load fanlar tarafından çok eleştirildi, müzik yazarlarının bir kısmı albümü beğenirken bir kısmı ise "Metallica davayı sattı" diyerek grubu lekelemeye çalıştı. Albüm, hard rock ve heavy metal'in karışımına sahip senkronik bir eserdi ve zamanla en iyi hard rock albümlerinden birisi kabul edilerek severek dinlendi. Grup elemanlarının saçlarını kısacık kestirip alternatif rock festivali Lollapalooza'da headliner olarak sahne alması da pek çok hayranını kızdırmaya yetti.
1984 yılında Metallica'yı izleyen Elektra Records'tan Michael Alago ve 'Q-Prime Menajerlik'ten Cliff Burnstein grubun performansından çok etkilenir ve kontrat imzalanır. Böylece grup İngiltere'de de büyük başarıya ulaşır. Artık büyük bir şirketle de anlaşmış olan grup 3. stüdyo albümlerini çıkartmak için hazırlanmaya başlar. Ride the Lightning'in büyük başarısından sonra herkes gruptan çok iyi bir albüm bekliyordu ve Metallica beklentileri karşılayan 3. stüdyo albümleri Master Of Puppets'ı 1986 yılında piyasaya sürdü. Çıktığı andan itibaren büyük başarı ve eleştirmenlerden çok yükske notlar toplayan albüm, hiçbir reklam kampanyası olmadan milyonlar sattı, Billboard 200'de 29. sıraya kadar yükseldi. Albümün açılış parçası olan Battery yine Fight Fire With Fire gibi yavaş girişi, devamında gelen hızlı ve sert riffleriyle dikkat çekerken, albüme adını veren Master Of Puppets ise küresel bir sorun olan uyuşturucuya dikkat çekmektedir ve grubun en iyi şarkılarından birisi olarak kabul edilmektedir. İsmini basçı Cliff Burton'ın astrolojiye ilgisi sebebiyle bir takımyıldızdan alan albümün tek enstrümental parçası Orion ise grubun yaptığı en iyi parçalardan ve tüm zamanların en iyi ensturmental şarkılarından birisi olarak görülmektedir. Pek çok eleştirmen tarafından en iyi ve sert metal albümlerinden biri olarak gösterilen Master Of Puppets Metallica için bir çağın bitişi ve yeni bir çağın başlangıcı olacaktır.
-Black_Mirror-© metallica fan sitesidesigned by DT